Küçük Mehmed Ağa'nın hayatı ve eserleri

  • İstanbul'da dünyaya gelen Küçük Mehmed Ağa'nın doğum tarihi bilinmemektedir.
  • Erken yaşlarında Enderun'a alınarak sanatını burada geliştirdi.
  • Enderun gelenekleri çerçevesinde düzenli bir şekilde terfi ederek, Sultan III. Selim'in muhasipliğine kadar yükseldi.
  • Sarayda yapılan "Küme" fasıllarında, "Serhanende" olarak görev yaptı.
  • Eski güfte mecmualarında ve başka kaynaklarda yüz kadar eserinin sözleri bildirilmişse de bu eserlerden günümüze kırk kadarı gelebilmiştir.
  • Bu bestelerin altısı saz, diğerleri söz eserleridir. Daha çok söz eserleri ile ünlüdür ve bu eserlerinde başarılıdır. Bestekarın uslubu çok sağlam ve mükemmeldir. Hepsi de klasik repertuarımızın seçkin eserleri arasındadır.
  • Hacı Sadullah Ağa, Abdülhalim Ağa, Vardokosta Ahmed Ağa gibi o devrin belli başlıları arasında pek değerli ve önemli bir yeri vardır.
  • Klasik mektebin bu tür geleneklerini, özelliklerinin iyice öğrenmiş, kavramış olan bu bestekarımızın bilhassa evcara makamındaki eserlerinde ses örneklerinin renkleri arasında bazen durgunlaşan, bazen şuhlaşan lirizmi bu bestelerin en parlak, en karakteristik hususlarıdır.
  • Bilhassa evcara ve suzinak makamlarının gelişmesine yardımcı olmuş, bu iki makamın seyir ve hareketine asil bir karakter getirmiş, Dede Efendi ile en güzel örneklerini bestelemiştir.
  • Başka makamlardan da çok ustalıklı eserler bestelemiştir. Zavil makamındaki Ağır semaisi bunlardan biridir. Eserlerinde genellikle insanı çeken, içlendiren bir duygu güzelliği hakimdir.
  • Evcara makamından "Gelince hatt-ı mu'anber o meh cemalimize" güfteli birinci beste, "Kamet-i mevzunu kim mısra-i bercestedir" güfteli ikinci beste yine aynı makamdan "Sakiyi çekemem vaz-ı zarifhaneyi boş ko" güfteli nakış yürük semaisi en parlak eserleri arasındadır.
  • Bu eserlerle birlikte beste, ağır semai, nakış semai, nakış yürük semai olmak üzere otuzaltı söz eseri, muhtelif makamlardan sekiz peşrev ve saz semaisi günümüze gelebilmiştir.
  • Küçük Mehmed Ağa'nın XIX.yüzyıl başında, takriben 1800 yıllarında İstanbul'da öldüğü sanılıyor. Kaynak: eksd.org.tr
Okunma 240 defa Son Düzenlenme Salı, 14 Şubat 2017 13:24

Yorum Ekle

Yorumunuz, onaylandıktan sonra görünecektir...

Sitemdeki ilgili sayfalar