Perşembe 24 Mayıs 2012

Klasik Türk sanat müziği ve Türk Halk Müziği Sanatçılarımız

Sitemdeki şarkı ve türküleri seslendiren ses sanatçılarımız

Merâl Mansuroğlu

meral-mansurogluMeral Mansuroğlu, İstanbul Radyosu ses sanatçısı Hayri Pekşen'in evinde (İstanbul, Kadıköy - Acıbadem'de) 13 Nisan 1956 tarihinde dünyaya gelmiştir. Tam adı Fatma Meral Şehriyari'dir. Doğumunda dedesi tarafından Maral olarak konulmuş olan ismi, nüfus kayıtlarına Meral olarak geçmiştir. Kemâl Şehriyari ve Ulviye (Akça) Şehriyari'nin üç kızından (Aysel, Meral, Ayşegül) ortanca olanıdır.

Baba tarafı Azeri, anne tarafı Çerkez (Abaza)'dir. Müziğe olan tutkusunu, Türk Sanat Musikisi aşığı olan babasından almış olan sanatçı, çok küçük yaşlarda Türk Müziği eserlerini öğrenmeye ve icra etmeye başlamıştır. Acıbadem İkbaliye İlkokulu'nda ve Levent Lisesi'nde ilk ve orta öğrenimini tamamlayan Meral Mansuroğlu, küçük yaşlarda babası ile birlikte meşklere katılmış, bu meşklerde Türk Sanat Musikisinin çok değerli isimleri ile birlikte olmuş ve onlardan feyz almıştır.

15 yaşında Üsküdar Musiki Cemiyeti'ne başlayan ve müzik eğitimine 8 sene devam eden sanatçı, eğitime başladıktan 1 sene sonra, henüz 16 yaşında iken, konserlerde solist olarak yer almış ve 7 sene boyunca, konserlerin değişmez solisti olarak performans sergilemiştir. İlk solo programı, Yarımca Kiraz Festivali'nde değerli bestekâr Amir Ateş'in kendisini sahneye itmesiyle gerçekleşmiştir. Konserin solisti olan Ahmet Özhan son parçasını okurken kendisini yanına çağıran merhum hoca Emin Ongan "Kızım hemen kendine 4 parçalık bir repertuar yap, Ahmet'den sonra sen çıkacaksın" deyince, adeta şoka giren sanatçının imdadına Amir Ateş yetişmiş ve repertuarı hemen hazırlamıştır. Sahne kenarında beklerken korkudan donup kalan sanatçı anons edilmesine rağmen sahneye çıkamayınca, Amir Ateş kuvvetle kendisini sahneye itmiştir.

Hem ağabeyi, hem hocası, hem de en büyük destekçisi olan Amir Ateş'in, onun hayatında özel bir yeri vardır. Bir ara, merhum Yurdaer Doğulu ve Mustafa Köker ile Eurovision'a hazırlık çalışmaları yapan sanatçı, merhum Turgut Akyüz'ün ısrarı üzerine, dönemin en önemli gruplarından olan "Beyaz Kelebekler" ile İzmir Fuarı!nda sahneye çıkmak üzere İzmir'e gider. Kendisini bir konser sanatçısı olarak yetiştiren hocası Emin Ongan'ın büyük tepkisi üzerine derhal İstanbul'a dönen Meral Mansuroğlu, Emin Ongan hocasının sözünden bir daha hiç çıkmamış, küçük yaşına rağmen solo programlarına başarıyla devam etmiştir.

Üsküdar Musiki Cemiyeti'ndeki müzik yaşantısı süresinde bugün birçoğu merhum, çok önemli hoca, ses ve saz sanatçıları ile birlikte olma, meşk etme fırsatı bulmuştur.

Merhum Kanuni Nuri Sesören'den nazariyat, merhum Tamburi Laika Karabey ve Radife Erten'den nazariyat ve repertuar, merhum hoca Melahat Pars'dan repertuar, Prof. Dr. Mutlu Torun ve İrfan Özbakır'dan da ud dersleri almıştır.

1976 yılında TRT'nin açtığı ve 12.000 kişinin katıldığı amatör ses yarışmasında, "Gözümde daim hayal-i cana" isimli rast kar-ı nev ve "Hicranla geçen günleri hasretle anarken" isimli hicaz makamındaki parçalardaki icrası ile jüriyi adeta büyülemiş ve TSM dalında birinci olmuştur. Yarışmayı kazandıktan sonra TRT’de istisna akdi ile solo programlar yapmaya başlamıştır. 1978 yılında, bugünkü MESAM'ın temelinin atıldığı kuruluş olan SANEM'de, kanuni hoca Nevzat Sümer ile tanışır ve SANEM'in bant kayıtlarında solistlik yapmaya başlar. İki yıl boyunca Nevzat Sümer ve merhum Adem Şahin ile repertuar çalışmaları yapan Meral Mansuroğlu, Güher Güney'den de şan dersleri alır. Sadece, kendisinde büyük emekleri olan bir hoca olarak değil, aynı zamanda bir büyüğü olarak da çok değer verdiği Nevzat Sümer'i ailesinden biri olarak görmektedir. Nitekim eşinin ailesinin kendisini istemeye geldiği gün, kız tarafını temsilen Nevzat Hoca da, eşi Bilge Hanım ile birlikte oradadır.

1978 yılında bir bestesini icra ederken tanıştığı ve birbirlerine yıldırım aşkla tutuldukları, Kemâl Asım Mansuroğlu ile 1979 yılında nişanlanır, 1980 yılında da evlenir ve Mansuroğlu soyadını alır. Bu mutlu evliliği halen süren çiftin, Koray adında bir oğulları ve Nilay adında bir kızları vardır.

1980 yılında, henüz konservatuarın hazırlık sınıfındayken, İstanbul Belediye Konservatuarı'nın açtığı yetişmiş sanatçı sınavlarını kazanarak, Konservatuar İcra Heyeti'nde kadrolu sanatçı olarak göreve başlar. Konservatuarda ve İcra Heyetinde Süheyla Altmışdört, Hakkı Özkan, Rıza Rit, Muzaffer Birtan, Ruhi Ayangil gibi değerli hocalarla çalışma fırsatı bulur. 1981 yılında TRT'nin açtığı TSM ses sanatçılığı sınavlarını da kazanarak, TRT İstanbul Radyosu'nda sözleşmeli olarak göreve başlayan sanatçı, her iki kurumdaki görevini aynı anda iki yıl sürdürdükten sonra, şartların zorluğu nedeni ile İcra Heyeti'ndeki görevinden istifa etmiş ve TRT de kadrolu Sanatçı olarak görevine devam etmiştir.

TRT deki görevi sırasında, Alaaddin Yavaşça, Tülin Yakarçelik, Fethi Karamahmutoğlu gibi çok değerli hocalardan ders almış, birçok duayen sanatçıdan da feyz alma fırsatı bulmuştur.

TRT deki görevine 1990 yılına kadar devam ettikten sonra, serbest çalışma koşullarının zorlaması nedeni ile kadrolu sanatçılık görevinden istifa eden Meral Mansuroğlu, TRT ile bağını hiç koparmamıştır. Halen TRT İstanbul Radyosunda istisna akdi ile solo programlarına devam etmektedir.

Türkiye'nin birçok yerinde ve yurt dışında turne, konser, gazino ve ekstra çalışmaları yapmış olan sanatçı, bir ara sanat hayatını sürdürmek maksadıyla, aldığı cazip bir teklifi değerlendirerek, yerleşmek üzere Viyana'ya gitmiş, ancak ülkesinden kopmanın ciddi sıkıntılarını yaşayacağını düşünen sanatçı, çocuklarının tahsil şartlarının zorluklarını da görünce, Türkiye'ye geri dönmüştür. Bu arada birçok hayır işine giderek destek vermiş; yurtiçi ve yurtdışında konserlere katılmış, ekstra çalışmalarına devam etmiştir. Özellikle, musiki cemiyetlerinin yaşatılmasının önemine inanan ve imkanları elverdiğince her sanatçının katkıda bulunmasının bir görev olduğunu düşünen sanatçı, musiki cemiyetlerinden gelen hiçbir daveti geri çevirmemektedir.

3 adet albüm çalışması olan sanatçı, birinci albümünü Şahin Özer ile İkincisini FERDİFON, Ferdi Tayfur - Ahmet Selçuk İlkan ile, Üçüncü albümünü ise RAKS ile yapmış, dördüncü albüm çalışması ise piyasa koşullarının kötüleşmesi nedeni ile yarım kalmıştır. Türk İşaret Dili'nin 2. kurunu bitiren sanatçı, İşitme Engelliler Federasyonunda da amatörce faaliyetlerde bulunmaktadır. Federasyonun başlattığı işitme engelliler için tercüman ve öğretmen yetiştirme projesi kapsamında hazırlanan, eğitim CD lerinin seslendirmelerini yapmıştır. İşitme engelliler için tertiplenen günlerde Türk Sanat Musikisi’ni icra ederken aynı anda işaret diliyle de anlatan sanatçı, bu uygulamayı katıldığı TV programlarında da gerçekleştirmiştir.

Bestelerini albümlerine aldığı, radyo ve TV programlarında seslendirdiği, kadim aile dostu olan, eski Mesam Genel Sekreteri bestekâr Dursun Karaca ve sanatçı dostları ile sık sık bir araya gelerek, meşk etmekte ve repertuar çalışmalarını devam ettirmektedir. Halen müzik çalışmalarına Radyo ve TV programları, konserler, ekstralar ve gazino çalışmalarıyla devam etmekte olan Meral Mansuroğlu, gerçek bir doğa ve hayvan dostudur ve 2005 yılında yerleştiği İstanbul-Silivri'de, deniz kenarındaki bahçeli evinde, hayvanları, bitki ve çiçekleriyle mutlu bir yaşam sürdürmektedir. Kaynak: meralmansuroglu.com

Sanatçımızın sitemde bulunan şarkıları:

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Kimler Sitede?

369 ziyaretçi ve Sıfır kullanıcı çevrimiçi