Perşembe 24 Mayıs 2012

Klasik Türk sanat müziği ve Türk Halk Müziği Sanatçılarımız

Metin Balarısı
Dr. Suphi Zühdü Ezgi
Sinem Özdemir
Şenol Dinleyen
Fâik Ali Ozansoy
Muâllim İsmail Hakkı Bey
Deniz Ketencoğlu
Memduha Olgun
Sefer Karabük
İlkan San
Adnan Ataman
Nazlı Kanaat
Turhan Taşan
Çiğdem Gürdal
Osman Babuşçu
Aslı Akpınar
Okan Murat Öztürk
Yılmaz Yüksel
Önceki
02-08-2011
07-11-2011
14-08-2011
02-08-2011
03-08-2011
02-08-2011
03-08-2011
02-08-2011
14-08-2011
03-08-2011
02-08-2011
03-08-2011
01-08-2011
14-08-2011
02-08-2011
Sonraki

Sitemdeki Türk sanat müziği şarkılarının şairleri

Nedîm

Doğum: İstanbul - 1681 Ölüm yılı: 1730

İyi öğrenim görmüş; dönemin klasik ilimlerini, Arapça ve Farsçayı bu dillerde şiirler yazarak öğrenmiştir. Kurallara bağlı kalmadan akıcı ve lirik üslubuyla yazdığı şiirleriyle Osmanlı Divan Edebiyatı'nda büyük isim yapmıştır. Padişah ve sadrazama sunduğu kasideleriyle de ünlüdür.

Fatih Sultan Mehmet devrinde yaşayan soylu bir aileden geldiği bilinir. Babası Mehmed Efendidir. Dedesi Musluhiddin Efendi, Sultan İbrahim dönemi kazaskerlerindendir. Nasıl bir eğitim aldığı tam olarak bilinmiyor. Ancak bazı kaynaklardan öğrendiğimize göre, Şeyhülislam Ebezade Abdullah Efendi'nin başkanlık ettiği kurul önünde sınavdan geçerek, hariç müderrisliği payesini aldı. Bir süre sonra Mahmudpaşa mahkemesinde naiplikle görevlendirildi.

Sadrazam Ali Paşa ve Nevşehirli İbrahim Paşa tarafından korundu. Nevşehirli İbrahim Paşa, şiirlerini çok sevdiği Nedim'i muhasipliğe seçti. Daha sonra ise kütüphanesinde hafızı kütüb görevine getirdi. Bütün zevk ve eğlence meclislerinde sadrazamın ve bazı devlet büyüklerinin nedimi oldu. Ramazan aylarında, sadrazam İbrahim Paşa huzurunda verilen tefsir derslerine katıldı. Sadrazam İbrahim Paşa aracılığı ile Sultan Üçüncü Ahmed'in bulunduğu toplantılara katılmaya başladı.

Şiirleri Sultan Üçüncü Ahmed tarafından beğenildi. Bu arada Mollakırımı medresesi (1727), Sadiefendi medresesi (1728) ve aynı yıl Nişanci paşa-yı Atik medresesi müderrisliklerine tayin edildi. Son görevi Sekban Ali Paşa medresesi müderrisliğiydi (1730). İbrahim Paşa'nın giriştiği, doğu dillerinden tercümeler, çalışmasına katıldı. Müneccimbaşı Derviş Ahmed Dede'nin Sahaifü'l Ahbar (Haberlerin Sayfaları), Bedrüddin Avni'nin İkdü'l Cuman (İnci Dizisi) adlı eserlerini Türkçe'ye çeviren kurulda çalıştı.

İçki düşkünlüğü yüzünden irtiaş (titreme) hastalığı ve illeri vahime (korku) hastalığı çeken Nedim'in, Patrona Halil isyanı sırasında bir buhran geçirerek öldüğü ileri sürülür.

Müstakimzade'nin, isyanda kaçarken Beşiktaş'daki evinin damından düşerek öldüğünü belirten ifadesi ispatlanmış değildir.

Nedim dinin bazı yasaklarına karşı çıkmış, bu da onu tasavvufi düşüncelerden uzaklaştırmıştır. Nitekim şair de eserlerinde kadın, içki gibi şuhane unsurları işlemiştir. Ona göre yaşamanın temel amacı dünya zevklerini tatmak, eğlenmekti.

Başlıca eseri Nedim Divanı'dır. Mahallileşme akımının öncüsüdür. Divan edebiyatındaki soyut sevgili ve mekanlar Nedim'in şiirlerinde somuta dönüşür. Yani sevgilisi hem beşeri aşkı anlatır hem de gerçektir. Zevk, eğlence, içki şiirlerinin temelini oluşturmuştur. Soğuk ve yapmacık anlatımdan kaçınmış, anlatmak istediklerini içten bir şekilde şiirlerine dökmüştür. Bunları da daha çok gazelleriyle anlatmıştır.

Büyük şair, divan şiirinin katı kurallarına herkes gibi uysa da, bazı yenilikler yapmaktan geri durmamıştır. Örneğin bazı eserlerinde aruz yerine hece ölçüsü kullanmıştır.

Nedim divan şiirinde çığır açmış büyük bir şairdir. Ne var ki onun değeri öldükten çok sonra anlaşılmıştır. Şair ayrıca İstanbul aşkıyla da tanınır. Zaten İstanbul şivesi akımının da öncüsü Nedim'den başkası değildir.

Sitemdeki şarkılardan güftesi Nedîm'e ait olanlar:

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Kimler Sitede?

278 ziyaretçi ve Sıfır kullanıcı çevrimiçi