Perşembe 24 Mayıs 2012

Klasik Türk sanat müziği ve Türk Halk Müziği Sanatçılarımız

Kenan Günel
İlgün Soysev
Nalân Altınörs
Zekâi Tunca
Cengiz Özkan
Bilge Özgen
Erdoğan Yıldızel
Tuğba Türk
Banu Erdoğan
Sümer Ezgü
Rıdvan Aytan
Mefharet Atalay
Kâmuran Özbir
Özgür Ulaş Doğanoğlu
Orhan Şâik Gökyay
Şükrü Şenozan
Muzaffer Birtan
Hamiyet Turan
Ünal Narçın
Önceki
03-08-2011
31-07-2011
03-08-2011
02-08-2011
06-10-2011
30-07-2011
03-08-2011
03-08-2011
18-01-2012
14-08-2011
02-08-2011
02-08-2011
02-08-2011
03-11-2011
03-08-2011
02-08-2011
Sonraki

Sitemdeki Türk sanat müziği şarkılarının şairleri

Mehmet Sâdi Bey

Mehmet Sâdi Bey, adı edebiyat kitaplarına pek geçmemiş, çok az bilinen, çok az tanına bir şair ve güçlü bir güfte yazarımızdır. Şiirlerini, Hacı Arif Bey ve Şevki Bey başta olmak üzere bir çok besteci bestelemiş. 1839 İstanbul'da Çengelköy'de doğmuş, çeşitli devlet görevlerinde bulunmuş ve 1902 yılında Beylerbeyi'ndeki evinde ölmüş. Şiirlerini Gülşen-i Âsâr adındaki 194 sayfalık "Divançe"de toplamış. Ünlü halk müziği sanatçısı Sâdi Yaver Ataman'ın dedesi oluyor. Devrinin özelliği gereği şiirlerinde, klasik formla yeniyi birleştirmiş kendisine özgün eserler ortaya çıkartmış. Güftesi Mehmet Sâdi Bey'e ait bestelerden Hacı Arif Bey'in Nihavent bir eseri:

Bakmıyor çeşm-î siyeh feryâde,
Yetiş ey gamze yetiş imdâde
Gelmiyor hançer-î ebrû dâde
Yetiş ey gamze yetiş imdâde

Anlamı şöyle: "Sevgilinin güzel kara gözleri, uğrunda yanıp yakılmama, feryad etmeme hiç önem vermiyor. Ey gamze, ey süzgün tatlı yan bakış, bana yardım et. Hançer gibi iğri, keskik, ince ve güzel kaş da bana yardıma gelmiyor."

Mehmet Sâdi Bey, aynı zamanda bestekârın en yakın dostlarından biri olmuştur. Çengelköy'deki konağında her cuma gecesi yapılan mûsıkî sohbet ve fasıllarında, dönemin ünlü bestekâr, hânende ve sâzendeleri yer almıştır. Başta Hacı Ârif Bey olmak üzere Şevki Bey, Şekerci Cemil Bey, Tanbûrî Ali Efendi, Rıfat ve Hacı Fâik Beyler ve daha genç kuşaktan Tambûrî Cemil Bey, Rahmi Bey, Rauf Yektâ Bey, Nevres Bey, Ahmet Rasim Bey gibi müzisyenler bu meclislere katılmış, çalıp söylemişlerdir.

Konağın selâmlık tarafındaki Marika'nın bostanı'na bakan en büyük odasında, iki taraflı, üzerleri atlas şilte ve halı yastıklarla döşeli sedirin baş köşesi, Hacı Ârif Bey'inmiş. Çoğu gecelerini konakta geçiren Hacı Ârif Bey'e, selâmlıkta bir yatak odası da ayrılmış. Cuma akşamları yapılan toplantılara muntazaman gelir, hatta başka günler de gelerek, geceyi çoğunlukla konakta geçirirmiş.

Hacı Ârif Bey olsun, Şevki Bey olsun, besteledikleri şarkıları ilk kez bu toplantılarda okurlarmış. Yaşantısı inişli çıkışlı bir seyir izleyen, özel hayatı ve sosyal statüsü sürekli değişen, kimi dönem oldukça varsıl ve itibarlı, kimi dönemse yoksul ve münzevî bir yaşam sürdüren Hacı Ârif Bey'in, aynı sanat anlayışını paylaştığı, bestelerinde kendini ifade edebilmek açısından uygun bulduğu şiirlerin sahibidir Mehmet Sâdi Bey.

Sitemdeki şarkılardan güftesi Mehmet Sâdi Bey'e ait olanlar:

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Kimler Sitede?

248 ziyaretçi ve Sıfır kullanıcı çevrimiçi